DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,933
BIST 1441,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 22°C
Çok Bulutlu

Orhan Atalay: Doğal gaz geldikten sonra Ardahan’ın kaderi değişti

AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan’daki doğal gaz problemini çözerek şehirdeki göçün önüne geçtiklerini söyledi. Atalay aynı zamanda bölgedeki diğer siyasetçilerle ilişkilerinden Ardahan’da hayata geçirilen projelere kadar pek çok konuda dikkat çeken sözler sarf etti.

Orhan Atalay: Doğal gaz geldikten sonra Ardahan’ın kaderi değişti
29.08.2020
A+
A-

AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Haber Değer‘de Atıf Özbey ve Ali Parim‘e dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ardahan‘ın göç vermesinin en önemli nedenlerinden bir tanesinin ağır kış şartları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atalay, doğal gaz ile birlikte göçün önüne geçtiklerini vurguladı. Atalay aynı zamanda Ardahan ve Kars‘taki diğer siyasetçilerle olan ilişkilerine dair de konuştu.

“DOĞAL GAZ GELDİKTEN SONRA ŞEHRİN KADERİ DEĞİŞTİ”

“Ardahan’daki göçün en büyük nedeni ağır kış şartlarıydı ama biz bu şartları ciddi anlamda hafiflettik” diyen Prof. Dr. Orhan Atalay, bu noktada özellikle doğal gazın önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı;

Ardahan şehir merkezinde nüfus az olduğu için şirketler çok rantabl görmediler. Ama buna rağmen biz 2013 yılında dönemin belediye başkanı AK Partili Faruk Köksoy, dönemin valisi ve siyasi olarak da benim çok yoğun çabalarım sayesinde 2014 seçimlerine bir yıl kala Ardahan’ın her tarafını kaldırdık, doğal gaz borularını geçirdik. Kısa sürede de tamamladık. Doğal gaz geldikten sonra hakikaten Ardahan’ın kaderi değişti ve il nüfusu ciddi manada artmaya başladı. Göle ilçemize geçen yıl doğal gaz akışını sağladık. Geçen kış Göleliler doğal gaz yaktılar. Ciddi manada da bir hoşnutluk var. Hem daha temiz hem daha ucuz ve zahmetsiz. Şimdi Posof ilçemize yakın zamanda doğal gaz vereceğiz. Geriye kalan iki ilçemiz zaten hattın üzerinde olduğu içi çok kolay. Bir ilçemiz kalıyor. Ona da başladığımız zaman ki bu 4-5 ilçenin nüfusu toplamda 20 bin bile etmiyor. Bir Kağızman kadar etmiyor. Buna rağmen doğal gazla tanıştırdık.”

“SEÇİMDEN SONRA HEPİMİZİN PARTİSİ MEMLEKETTİR”

Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan ve Kars‘taki diğer siyasetçilerle olan ilişkilerine de değindi. Kişisel olarak bölgedeki hiçbir siyasetçiyle sıkıntı yaşamadığını söyleyen Atalay, “Seçimden sonra hepimizin partisi memlekettir. Memleketimizin refahı için, daha iyiye, doğruya yönelebilmesi için ne gerekiyorsa ben onu yaparım. Bunun için muhalefetten seçilmiş birisiyle iş birliği mi gerekiyor? Onu da yapmıştım, onu da yapıyorum” dedi. Orhan Atalay aynı zamanda şunları söyledi;

Öztürk Yılmaz’la zaten çok görüştüğümüz falan yok. Ensar Öğüt’le mesela hiçbir sorun yaşamadım. Şimdi Ardahan Belediye Başkanımız Faruk DemirArdahan halkının seçtiği bir başkandır. Demokrasiye inanan herkes gibi benim de onu başkan olarak görmem gerekiyor. Bunu da zaten yapıyoruz. Ardahan için sunduğu her öneriyi Ardahan lehine olduğuna kanaat getirdiğim zaman da elimden gelen yardımı yapmak zorunda hissederim. Bu da benim seçilmiş olarak görevimdir. Yoksa ‘Ey Ardahanlılar siz seçtiniz ne haliniz varsa görün’ anlayışı bir tenakkuzdur, tutarsızlıktır. Madem biz aynı gemide yaşıyoruz herkesin herkese ihtiyacı vardır.”

“BEN AYHAN BİLGEN’DE KARS HALKINI GÖRÜRÜM”

Orhan Atalay, bu noktada Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen‘i de bir örnek vererek, “Ben Ayhan Bilgen’de Kars halkını görürüm. Kars halkı anahtarı ona vermiştir. Eyvallah. Hangi partiden olursa olsun hiç önemli değil. Kars halkına hizmet ediyor mu ben ona bakarım. Ediyorsa gerisi problem değil” şeklinde konuştu.

“İLK HEDEFİM EĞİTİM, İKİNCİSİ ULAŞIM, ÜÇÜNCÜSÜ SAĞLIKTI”

Prof. Dr. Orhan Atalay, açıklamalarında Ardahan’daki diğer yatırımlara da değindi. Bölgedeki birçok hizmetin önceden hazırlanan projeler sayesinde hızla hayata geçirildiğini belirten Atalay, şunları söyledi;

“Üniversiteden bir dönemliğine ayrılıp, vekillik yapıp sonra tekrar en sevdiğim yuvama, üniversiteme dönmek istiyordum. Yani ‘çok acelem var, hemen dönmem lazım ama bu kısa zamana çok şey de sıkıştırmam lazım’ psikolojisiyle çalıştım. O yüzden bu dört yıla ne sıkıştırmak gerekiyorsa o kadar iş sıkıştıralım dedik. Tabi bunların birçoğunda ülkemin ekonomik olarak iyi olduğu dönemlere rastladık. Benim ilk hedefim eğitimdi. İkincisi ulaşım, üçüncüsü sağlıktı.

“5-6 BİN NÜFUSLU İLÇEMİZDE 5 TANE LİSEMİZ VAR”

İlk bir yıl içerisinde hemen hemen eğitimin alt yapısını çözdük.  Bugün Türkiye’de tekli eğitim yapan 9-10 ilden birisi Ardahan’dır. Sınıf ya da öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibariyle biz özel okulların da çok ilerisindeyiz. Pansiyon sayımız açısından hiçbir sıkıntımız yok. Bütün okullarımızı hemen hemen yeniledik. Eğitim kampüsleri kurduk. Bakanlık yetkililerinden tutun siyasilere varıncaya kadar eğitim kurumlarımızı gezip gördüklerinde hakikaten şaşkınlıklarını ifade ediyorlar. Mesela şu 5-6 bin nüfuslu ilçemizde bizim tam 5 tane lisemiz var. Sosyal Bilimler Lisesi sanırım Kars’ta yok ama Göle’de var. Böyle nitelikli liseler açtık biz.

“UZMAN DOKTOR, TIBBİ ARAÇ-GEREÇ İTİBARİYLE CİDDİ MANADA BİR EKSİĞİMİZ YOK”

Sağlıkla ilgili sorunlarımızı gerçekten çok kısa bir sürede çözdük. Mesela bugün Göle ilçesinde bir tomografi cihazımız var. Tomografi cihazı şu anda Kağızman’da yoktur. Tahmin ediyorum Sarıkamış’ta da yoktur. Kars’a gidip geliyorlar. Ama Göleliler bu imkana Göle’de ulaşıyorlar. Mesela göz tansiyonu ölçen tomografi, Doğu Anadolu’da sadece Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde varken ikincisi de Ardahan’da var. Uzman doktor, tıbbi araç gereç itibariyle ciddi manada bir eksiğimiz yok.

“BU ÜÇ ANA DAMARI AÇTIĞIMIZ ZAMAN ARDAHAN CANLANACAK”

Tabi Ardahan uzak olunca bu uzak memleketin yolunu kısaltmak, iyileştirmek lazımdı. Şu anda Ardahan-Posof, Ardahan-Çıldır, Ardahan-Göle yollarında yaklaşık 150 iş makinesi çalışıyor. Hepsi duble yol. Çıldır’a az kalmış. Göle yolu az kalmış. Posof evvelki yıl başladı. Şu anda duble yol şeklinde hızlı bir inşaat var. Bizim Aktaş Hudut Kapısı üzerindeki Aşık Şenlik tünelimiz bitmek üzere. 400 metre kalmış. Çift tüp şeklinde trafiğe açılacak. Ilgar dağı tünelimiz başladı. Biraz yavaştan gitse de neticede başlamış bir iştir.  O da 4 küsur kilometredir ve çift tüp şeklinde olacak. Geride Sahra tünelimiz kalıyor. Çok büyük bir projedir bu. Bu Karadeniz’i, Orta Asya’yı, Kafkasya’yı birbirine bağlayacak önemde bir tünel olacak. Onun da projeleri tamamlanmış, uygulamaları tamam. Sadece yukarıdan bir iradeyle ihalesi yapılacak ve inşaat başlayacak. Biz bu üç tüneli hep kalbe giden ana damarlar olarak nitelendiriyoruz. Bu üç ana damarı açtığımız zaman Ardahan hakikaten canlanacak.

“ÖNCELİĞİ TÜNELLERE VERİYORUZ”

Hava alanı üzerinde durmuyorum. Bunu daha önce Ardahan’daki gazetecilerle de paylaştım. Önceliğimiz değil. Olsa daha iyi. Çünkü en fazla hava alanını ben kullanıyorum. Ama dediğim gibi bu üç ana damarımı açmam lazım. Yani bu tünellere öncelik veriyoruz. Bir de demir yolu projemiz var. Bunu bakanlığın ilgili genel müdürleri ve sayın bakanın bizzat kendisiyle de konuşmuşuz. Bakü-Tiflis-Kars demir yoluyla entegre edilecek bir demir yolu Ardahan’da ticaretin canlanmasını sağlayacaktır.

“DOĞU EKSPRESİ’Nİ BİZ DE ÇOK İSTİYORUZ”

Doğu Ekspresi’ni biz de çok istiyoruz. Ben Kars’ı hiç kendimizden ayrı görmedim. Kars’ta hayatımın en güzel 6 yılı geçti. Kars’ın her sokağında benim de anım var. Kars’ı Ardahan’dan, Ardahan’ı Kars’tan hiçbir zaman ayırmadım. Bunu beni tanıyan Karslı arkadaşlar da bilirler. Doğu Ekspresi’nin Kars’a ciddi manada bir heyecan getirdiğini, Kars’ın çehresini değiştirdiğini açık bir şekilde müşahede edebiliyorum. Kars ve Ardahan’ın ortak değeri olarak, Çıldır gölünün turizm potansiyelini de hesaba kattığımızda, bunları birleştirdiğimizde çok daha güzel olur.

“BİZİM PİSTLERİMİZ SARIKAMIŞTAN ÇOK DAHA GÜZEL”

Kışın ceremesini hafiflettiğiniz zaman insanlar burasını yaşanabilir bir yer kabul etme noktasına gelebilirler. Bunun birinci etabı doğal gazdı. Çünkü ısınma sorunu ciddi bir sorun. Ama ikincisi daha önemliydi. O da kışı bir avantaja dönüştürmek. Kış kayak turizmine önem vermeye başladık. Biz bunu Ardahan’da bundan üç yıl önce Türkiye’nin en son teknolojisine sahip bir kayak merkezini yeniden yaptık. Ciddi bir heyecan yarattı o da. Gerek pistlerimizin uzunluğu gerekse karımızın kalitesi ki Türkiye’de iki tane kristal kar yağan yer var. Bir Sarıkamış iki de Ardahan. Ama bizim pistlerimiz Sarıkamış’tan çok daha güzel pistler. Sarıkamış’ta çok kayak yapmış birisi olarak bunu söylüyorum. Bizim telesiyej hatlarımız son teknoloji olduğu için daha konforlu.

Nitekim Kars Sarıkamış tesislerini yenileme fikri oradan çıkmıştı. Biz Ardahan’ı açarken Selahattin Beyribey vardı. Ahmet Bey bakan olarak vardı. Dört bakan açılışa gelmişti. Ben Kars vekillerimizi tahrik etmek için ‘bakın bizimki sizinkinden daha iyi’ demiştim. Onların da kafalarında yer etti. Çünkü açık bir şekilde geliyordunuz. Yukarıdan kayarak geliyorsunuz, terliyorsunuz. Terli halinizle o soğuk demirlere biniyorsunuz. Ormanın, ağaçların gölgesinden gittiğiniz zaman ciddi manada hastalanma riski vardı. Ham dolsun onlar da sanırım Sarıkamış’taki telesiyej hattını değiştiriyor. Yani biz buranın karından kâr etmeyi öğrenirsek buranın kışı artık bir nimete dönüşecek. İnsanlar kardan kıştan şikâyet etmeyecek. Belki kar duasına çıkacaklar. Bizim bu bölgenin böyle bir potansiyeli vardır.

“KAFKAS ÜNİVERSİTESİNİN ÖNCEKİ REKTÖRÜ BUNU YAPAMADI AMA ARDAHAN’DA YAPTIK”

Yaz turizmi açısından zaten hiç söylemeye gerek yok. Bakın biz şimdi üşüyerek içeri geldik. Batı’da insanlar sıcaktan uyuyamazken biz burada mışıl mışıl uyku çekiyoruz. Tabi tarihi de çok önemli buranın. Tarih bir toplumun hafızasıdır. Bugün nerede olduğumuzu yarın nereye nasıl gideceğimizi belirleyen bizim hafızamızdır. Biz buranın hafızasını da inşa etmeye başladık. Geçen yıl Ardahan Kongreleri‘nin yüzüncü yılıyla ilgili çok ciddi bir uluslararası sempozyum yaptı üniversitemiz. Halbuki aynı tarihte ben Kars’taki üniversitemize de ısrarla Güney Kafkasya Geçici Hükümeti’nin yüzüncü yıl dönümü itibariyle bir sempozyum yapmalarını söylemiştim. Bir önceki rektöre söyledim bunu. Kafkas Üniversitesi Rektörü bunu yapamadı ama biz Ardahan’da yaptık. Çünkü Kars’ta kurulan Güney Kafkasya Geçici Hükumeti, Ardahan’da yapılan iki kongreden sonra hayata geçmiştir. Ardahan’da karar alındı, Kars’ta hükumet kuruldu. Milli İslam Şurası tarafından da idare edilmişti. Hakikaten anayasası çok güzel, o şartlarda bana göre çok orijinal bir çıkıştı.

“KURTULUŞUN ÇIKIŞ NOKTASI OLARAK ARDAHAN VE KARS ALINMALI”

Türkiye’nin kurtuluş tarihi 19 Mayıs 1919 Samsun değil, 3-5 Ocak 1919 Ardahan. Doğrusu budur. Samsun’dan 6 ay önce burada kurtuluş kongreleri yapılmış. 23 Temmuz’da Erzurum’da yapılmış ama 3 Ocak’ta burada yapılmış. Buradaki mana Erzurum’a, Sivas’a sonra Ankara’ya taşındı. Ama ilk burada çıkış yapıldı. Bu bizim gerek ilkokul, ortaokul gerekse üniversite düzeyindeki tarih kitapları yeniden yazılmalı. Bu kurtuluşun, istiklalin çıkış noktası olarak Ardahan ve Kars alınmalı. Samsun alınmamalı, Erzurum alınmamalı, Sivas alınmamalı.

“TÜRKİYE’DE İLK KEZ MİTOLOJİ SEMPOZYUMU YAPTIK”

Çanakkale’de ne olduysa burada da o oldu. Ama Çanakkale çok işlendi, çok biliniyor. Buralar bilinmiyor. Buraları üniversiteler tanıtacak. Dolayısıyla Ardahan Üniversitesi olarak biz bu noktada çok ciddi işler yaptık. Mesela Türkiye’de ilk kez mitoloji sempozyumunu biz yaptık. Bu zamana kadar hiçbir üniversite mitoloji konulu bir sempozyum yapmadı. İlk kez biz evvelki yıl uluslararası bir mitoloji sempozyumu yaptı ki bilenler bilir mitoloji son derece önemli bir konu. Şunu demek istiyorum; her ne kadar ciddi manada göç vermiş, başta terör olmak üzere birçok dezavantajlara sahip olsak da bölgemizin avantajları da çok.

“KARS TÜRKİYE’NİN 8’İNCİ ZENGİN İLİYDİ”

Ben bir Karslı olarak söylüyorum; 1970’te Kars Türkiye’nin 8’inci zengin iliydi. Kars 1970’te Türkiye’nin 8’inci zengin iliydi de o zaman Erzurum 36’ıncı sırada yer alırken ne oldu da Kars bu kadar geride kaldı. Bunun cevabını vermemiz lazım. Sen bunun cevabını bulamazsan ‘Kars bundan sonra Türkiye’nin 8’inci zengin ili nasıl olur’ sorusunun yanıtının peşine düşemezsin.”

ETİKETLER: ,
YORUMLAR