DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,933
BIST 1441,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 22°C
Çok Bulutlu

Karabağ’daki son gelişmeler ve Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki geleceği

24.11.2020
A+
A-

Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaklaşık 30 yıldır bir türlü çözüme kavuşturulamayan Dağlık Karabağ meselesi, 27 Eylül‘de başlayan ve tam 44 gün süren çatışmaların ardından kritik bir noktaya evirildi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan,Karabağın kalbi’ olarak nitelendirilen Şuşa kentini de kaybedince, Rusya‘nın da araya girmesiyle, kendisi ve halkı için ‘son derece acı verici’ olduğunu söylediği ateşkes anlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. 10 Kasım 2020 gece yarısı yürürlüğe giren bu anlaşmanın en önemli maddelerinden bir tanesi ise Nahçıvan ile Azerbaycan arasında bir ulaşım koridoru açılması kararı oldu. Söz konusu koridor ile birlikte özelde Azerbaycan ile Nahçıvan genelde ise Türkiye ile Türk dünyası arasında kesintisiz bir bağlantı oluşacağı konuşulmaya başlandı.

Bu durum, Türkiye‘nin Kafkasya‘ya açılan kapılarından Kars ve Iğdır şehirlerinin stratejik açıdan önemlerini daha da arttırır. Ancak henüz kesin bir yargıya varmak için çok erken. Zira Nahçıvan koridoru, şu süreçte her ne kadar Azerbaycan ile Türkiye‘nin lehine olarak görülse de oranın hala Ermenistan toprağı olması, Rusya‘nın etkisinin ne olacağı ve Ermenistan‘ın diğer sınır komşusu İran‘ın ilerleyen süreçte nasıl bir tavır alacağı gibi çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Ama şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki; Nahçıvan koridorunun tartışmaya açılması dahi Türkiye ve Azerbaycan adına çok önemli bir gelişme.

Nahçıvan koridoru konusuna tekrar geleceğim. Ancak öncesinde Türkiye-Ermenistan ilişkilerine kısaca değinmek istiyorum. Bilindiği gibi Ermenistan, 328 kilometre ile Türkiye‘ye en uzun sınırı olan dördüncü ülke… Ancak Türkiye, 3 Nisan 1993‘te Dağlık Karabağ Savaşı‘na tepki olarak bu ülke ile tüm sınır kapılarını kapattı. Bu karar, sosyo-ekonomik açıdan Ermenistan adına büyük bir dezavantaj oluştursa da Kars ve Iğdır da ister istemez sınırların kapanmasından olumsuz anlamda nasibini aldı.

Şu günlerde Dağlık Karabağ meselesinin Azerbaycan lehine sonuçlanması, Türkiye ile Ermenistan arasında sınır kapılarının yeniden açılıp açılmayacağı konusunu da gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, geçtiğimiz günlerde AK Parti‘nin TBMM Grup Toplantısı‘nda sarf ettiği, Türkiye‘nin bölgedeki hiçbir devlete ve millete karşı ön yargısının olmadığı’ yönündeki sözleri de kimi çevrelerce Ermenistan ile ilişkilerin yeniden düzeltileceği şeklinde yorumlandı. Yine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da NTV‘de katıldığı bir programda, Ermenistan ile orta ve uzun vadede ilişkilerin düzelmesinin bütün bölge için olumlu olacağını belirterek, bunun en başta Ermenistan‘ın çıkarına olacağını vurguladı. Ancak henüz Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi adına da somut bir adım atılmadı.

Dönelim Nahçıvan koridoruna ve bu koridor ile birlikte öneminin çok daha arttığı söylenen ‘Kars-Iğdır-Nahçıvan demiryolu hattı’ meselesine…

Aslında Kars-Iğdır-Nahçıvan demiryolu hattı projesi, Nahçıvan ile Azerbaycan arasında ulaşım koridoru oluşturulmasının ardından ortaya çıkmış bir proje değil. 2018‘in Ekim ayında ön etüt çalışması başlatılmıştı. Ancak Nahçıvan-Azerbaycan koridorunun oluşturulmasıyla birlikte, Türkiye ve bölge açısından önemi çok daha arttı. Zira bu hat, Kars ve Iğdır‘dan Nahçıvan‘a, daha sonra Şuşa ve Ağdam üzerinden Bakü‘ye ve Orta Asya‘ya kadar uzanacak. Böylece bu demiryolu hattı, Türkiye ile Orta Asya hatta Uzak Doğu arasındaki en önemli ticaret ağlarından bir tanesi olacak. Ancak biz burada da peşin hüküm vermekten kaçınalım. Zira bölge üzerine önemli çalışmaları bulunan Habertürk yazarı Prof. Dr. Kürşat Zorlu hocanın da vurguladığı gibi; Azerbaycan topraklarının hangi kısmından Nahçıvan’a koridorun çekileceği belli değil. Bu sebeple karayolu ve/veya demiryolu seçeneklerinin işlevsel olabilmesi için Ermenistan ve Rusya taraflarının da tutumlarının olumlu olması gerekir.

Bölgedeki son gelişmelerle birlikte Türkiye ve Azerbaycan, 230 kilometre uzunluğundaki ve yaklaşık 2 milyar lira civarındaki bu demir yolu hattı projesinin hızlandırılması kararını aldı. TBMM Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Sayın Şamil Ayrım da geçtiğimiz günlerde bize yaptığı bir değerlendirmede, bu yılın sonu ya da önümüzdeki yılın başında çalışmaların başlayacağını müjdeledi. Ayrım aynı zamanda, Iğdır‘dan Nahçıvan‘a doğalgaz verilmesi konusuna da değindi. Nahçıvan şu anda doğalgazı İran‘dan temin ediyor. Ancak İran ile yaşanacak olası bir krizde doğalgazın Türkiye‘den alınması, Nahçıvan açısından kritik bir önem taşıyor.

Sonuç olarak 30 yıldır adeta kangrene dönen Dağlık Karabağ meselesinde, 27 Eylül-10 Kasım 2020 tarihleri arasında yaşanan bu gelişmeler, ilerleyen süreçte Güney Kafkasya‘da köklü dönüşümlerin olacağı sinyallerini net bir şekilde verdi. Yaşanacak gelişmelerden en çok etkilenecek olan ülkelerden bir tanesi de hiç şüphesiz Türkiye… Eğer en kısa sürede bölgeye barış tohumları serpilir ve bu tohumlar yeşerirse, özelde Kars, Iğdır ve Nahçıvan‘ı genelde ise Türkiye ile Azerbaycan‘ı çok güzel günler bekliyor diyebilirim.

YORUMLAR