DOLAR 8,2544
EURO 10,0606
ALTIN 485,708
BIST 1441,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 13°C
Parçalı Bulutlu

Makam aşkı

25.01.2021
A+
A-

Koltuk kavgalarının tarihi, insanlık tarihi kadar eskiye dayanır. Koltuk sevdanız varsa eğer, Allah (cc) sizi ıslah etsin.

Koltuk sevdasında bütün sevgiler koltuk içindir. Koltuk sevdasının yanında, kara sevdalar bir hiçtir.

Makam uğrunda babalar oğullarını, oğullar babalarını, kardeşler diğer kardeşlerini öldürmekten, zindana atmaktan vazgeçmiş değiller.

Kısacası makam aşkı acımazsız bir aşktır. Günümüzde de zaman zaman, eskinin bu alışkanlıklarına başvurmaktan vazgeçmiş değiliz.

Özellikle askeri vesayet döneminde, emeklisi gelen Genel Kurmay Başkanları darbe yapmayı düşünmeden edemezlerdi.

Darbe yapıyorsunuz, astığınız astık, kestiğiniz kestik, hem kahraman ilan ediliyor, hem de darbe sonrası Cumhurbaşkanı seçiliyorsunuz.

AK Parti döneminde askeri vesayete son verilmesi ile bu uygulamaya son verilmiş olundu. Ancak kökü kurutuldu mu? Bence kurutulmuş değil…

Peygamber Efendimiz (sav), işin ehil olanlara verilmemesi halinde kıyametin kopacağından bahsediyor. Peygamberimizin bize buyurduklarından hangisine uyuyoruz ki, bu buyurduğuna da uymuş olalım. İşini bildikten sonra yapılmayacak iş yok.

Cumhuriyet döneminden bu yana insanların makam sahibi olmaları, partinin adamı olmaya, torpile ve rüşvete bağlı olarak gerçekleşir.

Adamın tayin edildiği makam hakkında hiçbir bilgisi yok. Nasıl olacak bu iş?

“Bir şey olmaz, öğrenir öğrenir!” Niye olmasın ki? Bakınız konuyla ilgili İmam Gazali Hazretleri ne söylüyor;

“Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallarlar.”

Makamı kapmış isen, “helal olsun iş bitirici adamsın!”

Böyle adamları patronlar, gayrı meşru iş çevirenler pek severler…

Bizimkinin atanmasında yağcılıkta önemli bir faktör sayıldığı için, o da alt kademede bulunanlardan yağcılık ister. O da halen kendinden üstte bulunanlara yağ çekmeye devam ediyordur.

Becerikli, iş bitirici olduğu içinde, yazlık, kışlık ev, lüks araba almıştır.

Bankada bilmem kaç milyon doları yememiş biriktirmiştir, çocuklar koleje başlamıştır, yenge hanımın ise kürkünü, bileziklerini herkes konuşur olmuştur.

Asıl acınacak olan aynı statüde çalışan, patronun, çıkarcıların “aptal” diyerek yüzüne bakmadığı, çalmayan bürokrata…

Evde de huzuru yoktur.. Evdekiler de tıpkı patronlar gibi kendisine aptal gözüyle bakar, becerikli müdürü örnek gösterirler.

Toplum içerisinde makamımız sayesinde büyük adam görülürüz.

Ama hiç de büyük adam gibi davranıp topluma örnek olmayız.

İspanya Genel Kurmay Başkanı ve bazı üst rütbeli subaylar, sıraları gelmediği halde korona aşısı vurulmuşlar. Durum açığa çıkmış ve Genel Kurmay Başkanı benim askerlerimize örnek olmam gerekirdi diye, Genel Kurmay Başkanlığından istifa etmiş.

Resmi selamlardan ve resmiyetten hoşlanmasam da, “Çak İspanya Genel Kurmay Başkanına bir selam.”

ETİKETLER:
YORUMLAR