DOLAR 8,3209
EURO 10,001
ALTIN 477,404
BIST 1420
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 13°C
Gök Gürültülü

Bunalımdan çıkış çaresi: Herkes götürdüğünü getirsin

01.02.2021
A+
A-

ABD ve diğer emperyalist ülkeler, Türkiye‘nin bölgedeki etkinliğini kırmak ve emperyalist emellerini daha serbest gerçekleştirebilmek maksadıyla, Türkiye‘ye karşı yaptırım kararları alıyorlar. Bu kararlar 15 Temmuz darbe denemesinin devamı niteliğindedir.

Ya emperyalistlerin dediklerini kabul edeceğiz, o zamanda yeniden emperyalizmin güdümüne girmiş olacağız veya emperyalizme karşı ekonomi dahil, her alanda milli bir duruş sergileyeceğiz.

Becerebilir miyiz? Kurtuluş Savaşı sonrası harabeye dönen bu ülkeyi o günlerden, bu günlere getirmişsek, bugünde Kurtuluş Savaşı ruhuyla emperyalizme teslim olmadan, çok daha güçlü, çok daha zengin bir ülke yaratabiliriz kanaatindeyim.

Nasıl mı? Önce Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tüm siyasi parti ve kurumların bir araya gelmesi sağlanmalıdır.

Alınacak kararlar, ülkenin geleceği ile ilgili siyaset üstü kararlar olmalıdır. Ülkenin içinde bulunduğu zor dönemi atlatabilmesi ve geleceğe ilişkin önemli kararlar alınacağı bir dönemde, geçici bir süre olsa da bazılarının demokrasi diye bağırması da gerekirse dikkate alınmaz.

Zaten kararların toplumun her kesiminden temsilcilerle birlikte alınması, kararların demokratik alındığını gösterir.
Ayrılıkçı partiler bu birlikteliğin dışında tutulur.

Dev gıda şirketlerinin ve piyasanın denetlenme işleminde geç kalınmıştır. Bu süre içerisinde 3-5 şirket tamamen tekelleşmiş ve bunun zararı da halkımıza, devletimize ve küçük- orta işletmedeki esnafımıza olmuştur.

Bu haliyle de siyasette hayat pahalılığı gündemin birinci maddesine oturmuş oldu. Üreticiden tüketiciye ürünlerin ulaştırılması, yine devletin denetiminde ulaştırılmalı, aradaki komisyoncuların haksız kazancı engellenmelidir.

Ekonomik bunalımın yükü ekmek parası bulamayan halka değil, zengin kesimler arasında paylaşılmalıdır. Günümüzde yerden mantar biten gibi biten zenginlerimiz var.

Müteahhitlerimiz var. İş adamı siyasetçilerimiz var. Kısacası haksız yere kim ne götürmüşse getirsin yerine koysun, ekonomik sorunlar çözülmüş demektir.

Bunun yanında devlet kurumlarında rüşvet veya iş adamlarıyla ortaklık yapan bürokratların haksız servetleri geri alınmalıdır.

Birileri halkın hakkı üzerinden büyük servete kavuşacak, paranın asıl sahibi çalışanlar ve çalışmayanlar çöp karıştıracak.

Koca koca adamlar rezil olma uğruna manavdan ıspanak ve mandalina çalacak.

Yok böyle bir şey! Hepimiz ölümü tadacak ve Cenab-ı Allah (cc) huzurunda hesap vereceğiz.

ETİKETLER:
YORUMLAR