Dolar 18,4872
Euro 17,7196
Altın 966,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 26°C
Açık
Kars
26°C
Açık
Per 24°C
Cum 23°C
Cts 23°C
Paz 22°C

Sabrederken İnsan

A+
A-
Giriş:04.09.2022, 12:48 - Güncelleme:04.09.2022, 12:48
ABONE OL

Sanırım bizi ayakta tutan en güçlü duygularımızdan biri de “sabır.”

Zira dünyanın meşgalesi de bitmiyor, derdi de bitmiyor. Her an küçük yahut büyük müşkül durumlar ile karşılaşmak gayet mümkün. İşte böyle bir hal içinde bizi, bizleri güçlü tutan, ayakta tutan o şey sabrın kendisidir.

Sabrın istikrarı, istikbali arz eder. Aksi durumda istikrarı olmayan bir sabır, o ana kadar büyüttüğü gücü yıkmakla kalmayıp biraz sonraki zaman dilimi için de elle tutulur bir güç de bırakmıyor.

“Yeter sabrettiğim!” sözünün bizde oluşturduğu sabır kotası, pek az bir süreci temsil eder. Böyle bir süreç ise kişideki dayanma, direnme içgüdüsünü zayıf kılar. Neticede kişi sabrı ile beraber kendisinin de hadiselere, acılara, dertlere karşı zayıf kaldığını düşünmeye başlar.

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155)

Oysa Kur’aKerim’in birçok yerinde sabrı tavsiye edip, sabır ile davranan kimseleri müjdeleyen Hazreti Allah, insan için yaşam adına en değerli şeylerden birinin de sabır olduğunun mesajını bizlere iletmiştir. Zira ayette de Allah’ın buyurduğu gibi dünya hayatı pek çok elemler ile doludur.

Bunları gerek manada yaşanan gerekse de maddede yaşanan elemlerdir. Dünya coğrafyası incelendiğinde acıların rengi, sebebi her ne kadar farklılık arz etse de neticesi aynı şeyi arz eder: mesut ve bahtiyar bir ömür!

Peki, bu nasıl mümkün? Doğru bir kullanım ile! Geçmişin içimize doldurduğu dağ kadar birikmiş acılara hatırlayıp sabır duygumuzu oraya da harcamayacağız. Zira geçmiş bizler için bir tecrübe, bir ilimdir. Ona sabretmek, sabrımızı orada harcamak yerine, ondan fikir ve yol çıkarmak gerekir. Aynı şekilde yarınlara dair endişelenip sabrımızı orada da harcamayacağız. “İstikrar istikbaldir” sözümüzden yola çıkarak geleceğimize dair en güçlü duygumuzun istikrar olması gerektiğini anlamalıyız. Zira yarından endişe duyup, hayıflanmak, dertlenmek ve olmayan bu dertlere de sabretmek hem maddede yorar bizi hem de manada. Bu ise istikrarımızı zedeler, istikbalimizi perdeler!

Allah Teala’nın “Öyleyse sen, güzel bir şekilde sabret!” (Meâric, 5) buyruğundan yola çıkarak geçmiş ve geleceğimizin elem ve endişelerini bir tarafa bırakacağız ve güzel bir sabır için o günün, o anın elem ve endişelerine güç bulucağız; bulmalıyız da! İnsan ancak sabır ile başlar, sabır ile işler, sabır ile göğüsler…



YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.