DOLAR 8,3439
EURO 10,0163
ALTIN 478,1
BIST 1416,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 13°C
Gök Gürültülü

‘Hoş geldin ABD, hoş geldin NATO’ dememek için…

25.02.2021
A+
A-

ABD ve NATO ülkeleri, Türkiye‘yi Rusya‘dan aldığı S-400 füzelerinden vazgeçirmek için ülkemize sürekli baskı yapıyorlar.

İşin aslına bakarsanız S-400 füzeleri işin bahanesi…. Onların gerçek meselesi Türkiye‘nin yeniden ABD ve NATO çizgisine dönüp, ABD‘nin yörüngesine oturtulmasıdır.

Yani bağımsız bir ülke olabilmek için attığımız adımların, döktüğümüz emeklerin son bulmasıdır.

Onlara göre şu anda önlerindeki engel Tayyip Erdoğan‘dır.
Bunun için darbe girişimlerinde bulundular başaramadılar. Türkiye siyasetini yeniden dizayn etmek istediler.

Seçimlerde ittifaklar geliştirdiler ancak hepsi nafile…

Şimdilerde AK Parti‘yi bölmek, ekonomik zorlukları derinleştirmek ve ülkeyi bir an önce seçimlere götürmek maksadıyla planlar geliştiriyorlar.

Muhalefet partileri durumdan memnun olmakla birlikte, bazen mecbur kaldıkça yarım ağız olarak ABD‘ye bazı şeyler söylemek zorunda kalıyorlar.

ABD, güney sınırlarımızda tam burnumuzun dibinde askeri bir üs kuruyor. Yunanistan‘da iyice silahlanıyor.

Ege‘de Yunanistan ile birlikte ortak tatbikat yapıyorlar. Yunanistan ise tam bir kışkırtıcı rolü üstlenmiş durumda.

Yani ABD, Türkiye‘ye “Ya benden olacaksın, ya benden olacaksın” mesajı vermek istiyor…

Eğer millet olarak yeniden, ABD ve NATO‘nun emrine girmiş bir ülke olmak istemiyorsak, kararlı, cesur, doğru çözümler geliştiren bir önderlik etrafında birleşmemiz gerekir.

Gözle görülen, bugün için o lider Tayyip Erdoğan‘dır. Diğer parti liderleri de Türkiye‘nin bağımsızlığı için samimiyseler, Erdoğan‘ın öncülüğünde kurulacak bir komitede hep birlikte yer almış olabilirler.

Diğer tarafta bizi partiye bağlayan tek unsur, Tayyip Erdoğan‘ın kendisidir. Diğer hiçbir isim veya unsur güven vermiyor.

ABD‘ye karşı direnen de yine Tayyip Erdoğan‘ın kendisidir. Tıpkı geçmişte yanında olup, makamları gidince kendileri de gidenler gibi, şimdikilerin de geçmiştekilerden farkı yok.

Oysa emperyalizmle mücadele, güçlü örgütlenmelerle olur. Aksi takdirde Tayyip Erdoğan yok, emperyalizme karşı direniş de yok. Elini kolunu sallaya sallaya hoş geldin ABD, hoş geldin NATO…

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR