DOLAR 7,4179
EURO 9,0173
ALTIN 446,413
BIST 1569,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars -7°C
Çok Bulutlu

Deprem değil, barbarlık öldürür

02.11.2020
A+
A-

İzmir depremi sonrasında neredeyse televizyon kanallarının tamamında uzmanlar konuşuyor.

Bunların içerisinde jeoloji profesörleri var, mimarlar ve mühendisler odalarının temsilcileri var, şehir plancıları var, çevre mühendisleri var, kentleşme uzmanları var.

Her birini dikkatle dinliyorum. Depremden zarar görmemek için şehir imar planından başlayarak, inşaat malzemelerinin kalitesine, kat yüksekliklerine kadar yapılması gerekenleri, alınması gereken tedbirleri, çıkarılması gereken yasaları son derece bilimsel yaklaşımlarla tek tek açıklıyorlar.

Üstelik insanlar her deprem sonrası bu bilgilendirmeleri yapıyorlar.

Dinleyen yok! Ülkeyi yönetenler bildiklerini okuyor, olan göçüğün altında canından, malından olan vatandaşa oluyor.

Anlatılanlar uygulamaya konulsa, hem depremden oldukça az etkileniriz hem de kentlerimiz yaşanabilir olur.

Bu insanlar ülkemizin en saygın üniversitelerinde yetişmişler, yurtdışında eğitim almışlar, saha deneyimleri var. Birçoğu alanında dünya çapında uzman.

Deprem olduğunda televizyonlara çıkartılırlar. Depremin ikinci haftası evli evine köylü köyüne. Hepsi unutulur.

Yeniden döneriz rant ve beton ekonomisine. Aklı bilimi rafa kaldırırız, muhalefet partilerine inat köprü yaparız, Cami yaparız, İstanbul’un altını üstüne getirip kanal yaparız.

Kentlerde kamunun malı parsel parsel satılır. Kentin imarı rüşvet masalarında didik didik edilir. Yandaş müteahhitler kanun kural dinlemeden yararlar kentlerin bağrını. Çıkardığımız kontrol ve denetim yasaları kağıt üzerinde kalır. Bütçe zora girdiğinde ise gelsin imar affı.

Sonra yine deprem, yine “Devletimiz vatandaşın yanındadır, şu kadar yardım yapacağız, sıcak çorba vereceğiz, yaraları saracağız” açıklamaları…

Türkiye‘nin deprem kuşağında olduğunu artık kabul edelim. Yapılaşma sistemimizi sıkı bir disiplin altına alalım. Kenti, çevreyi, doğayı siyasetçilerin, müteahhitlerin insafına terk etmeyelim.

Yetişmiş bunca bilim adamımız var, bunlardan faydalanalım. Kentleşme önemli bir bilim dalıdır; bunu unutmayalım.

Kamuda liyakate yeniden işlerlik kazandıralım. Yazık, günahtır bu insanlara!

İlgili Haber:  Okurlarımıza müjde: Settar Kaya Haber Değer ailesine katıldı
ETİKETLER: , ,
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR