DOLAR 7,9567
EURO 9,4561
ALTIN 462,782
BIST 1315,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kars 6°C
Az Bulutlu

Türkiye’nin göçmen meselesi

20.11.2020
A+
A-

Türkiye, bünyesinde 5 milyondan fazla göçmen barındırıyor. Bunların hemen hepsi Müslüman. Büyük şehirlerimiz Arap- zenci-Afgan gibi göçmenlerle kaynıyor.

İç savaş nedeniyle göçmenlerin büyük çoğunluğu (4 milyon kadar), Suriyelilerden oluşuyor. Birçok bölgede Suriyelilere, Afganlara ve diğerlerine ait semtler, pazarlar oluşmuş. Çarşı, pazar, hastane, kafe, disko, uyuşturucu. kadın ticareti, yaşamın her alanında, başta Suriyeliler olmak üzere, bütün göçmen topluluklara rastlamak mümkündür.

Onlar da bizim gibi batıya özeniyorlar. Avrupa ülkelerinde yaşamak istiyorlar. Avrupa kendilerini istemediği için de Türkiye‘de yaşamaya razılar. Barış sağlansa bile büyük çoğunluğu Türkiye’de kalmayı tercih ediyor.

Vatan sevgisi imandandır… Uygur Türklerine Çin işkencesi ve katliam yapıyor. Uygurlar, Çin faşizmine karşı direniş gösteriyorlar. Vatanlarını her şeye rağmen terk etmiyorlar.

Azerbaycan, Rusya desteğinde Ermeni saldırısına uğradı. Katliamlar, işkenceler yapıldı. Azerbaycanlılar Türkiye‘ye sığınmadılar.

Mücadelelerini sürdürdüler ve bugün de topraklarını Ermenilerden savaşarak aldılar. Türkiye 7 düvelin işgaliyle karşılaştı. Türkler vatanlarını terk etmediler. 7 düvelle savaşıp topraklarını geri kazandılar.

Ülkeler, bağımsızlıklarını, özgürlüklerini savaşarak kazanırlar, başka bir ülkeye sığınarak ticaret yaparak değil.
Meseleyi muhacir- ensar yönüyle de açıklamak mümkün değil.

Mekke’den, Medine‘ye sırf Müslüman oldukları için göç etmek zorunda kalan muhacirler, Medineliler (ensar) tarafından bağırlarına basıldılar. Aynı evlerde kaldılar, tarlaları birlikte ektiler, hatta muhacirler, ensarın malı üzerinde veraset sahibi dahi oldular.

Bu sürede Peygamber Efendimiz(sav) bu birlikteliği pekiştirdi ve herkes durumundan memnundu.

Suriye‘de ABD, Rusya ve İsrail‘in başlattıkları iç savaştan kaçan halk çevre ülkelere sığınmaya başladılar. Asıl amaçları Türkiye üzerinden Avrupa‘ya geçmekti, olmadı. Ülkemizde kaldılar ve kalmaya da devam ediyorlar.

İslami yönüyle bizim halimiz belli, Suriyeli kardeşlerimizin durumu belli. Ne biz ensarın tırnağı olabiliriz, ne de onlar muhacirlerin…

Suriyeli kadınların, çocukların, yaşlıların, hastaların ülkemizde kalmaları İslamidir, insanidir… Ticaret, mafyacılık gibi işlerle uğraşıp, keyif yapan genç Suriyelilerin ülkemizde el ense yapıp yatmalarına hayır diyorum.

Ticarette kazandıkları paralarla ev, bark alacaklarına, en lüks yerlerde eğleneceklerine, kazandıklarını Suriye’nin kurtuluşu için harcasınlar. Gençler uyuşturucu, müzik, diskoteklerde tepineceklerine, cepheye gidip ülkelerinin bağımsızlığı için savaşsınlar.

Ekonomik sıkıntılarımız içinde bunlara 50 milyar dolardan fazla para harcamışız. Koronanın getirdiği sıkıntılar, bölgemizdeki çatışma ortamları, halkımızın ekonomik sıkıntıları, bizim artık üretmeyen 5 milyon insanı barındırmamıza müsaade etmiyor…

Türkiye var oldukça İslam ülkeleri vardır.

ETİKETLER:
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR